• Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  İletileri Göster
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [11] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 ... 80
151  Pc-Teknoloji / Madencilik Yazılımları / Ynt: 3d Tahkimat : Temmuz 07, 2012, 01:20:40 ÖS
erişim bilgileri doğru değil kardeşim herkese açık yaparmısın paylaşımı .
152  Pc-Teknoloji / Madencilik Yazılımları / Ynt: 3d Tahkimat : Temmuz 07, 2012, 01:16:06 ÖS
teşekkürler..
153  Pc-Teknoloji / Madencilik Yazılımları / Ynt: Datamine Açık Ocak Modellemesi - Eğitim Notu : Temmuz 07, 2012, 01:15:42 ÖS
Sizlerden de faydalı paylaşımlar bekliyoruz..
154  Maden İşletme / Yeraltı Üretim Yöntemleri / Ynt: Madenlerde Hazırlık ve Kazı İşleri : Temmuz 06, 2012, 04:20:21 ÖS
teşekkürler güzel bilgiler için.
155  Madencilik / Tüneller ve Barajlar / Ynt: Tünellerde Kazı : Temmuz 04, 2012, 02:30:59 ÖS
teşekkürler bilginiz için
156  Kütüphane / Seramik Hammaddeler / Ynt: Seramik Hammaddeler : Haziran 18, 2012, 08:15:20 ÖÖ
yapabileceğimiz başka bişey olursa konu ile ilgili yardımcı olmaya çalışırız.
en kısa sürede geçmen dileğimle.
157  Maden Yatakları / Maden Yatakları / İNSANLIĞIN 8 ÇAĞI : Haziran 15, 2012, 07:52:53 ÖS
İNSANLIĞIN 8 ÇAĞI



Arkeolojik çalışmalar ve antropologların çalışmalarına göre insanlık tarihini 8 çağa ayırmak olanaklıdır :

1. PALAEOLİTİK ÇAĞ – ESKİ TAŞ DEVRİ

- Avlanma için alet yapımında çakmaktaşı, granit, diorit, andezit ve kuvarsit gibi ser kayaçlardan yararlanma

2. NEOLİTİK ÇAĞ – ESKİ TAŞ DEVRİ

-   Cilalıtaş uygulaması, tebeşirtaşı, kireçtaşı kullanımı
-   Uygarlığın başlangıcı
-   Tuz kullanımının başlaması, amber, baharat kullanımı
-   Altın üretimi, altından giysi ve süs yapımı
-   Gümüş kullanımının başlaması


3. BAKIR ÇAĞI

-   Bir çağa verilen ilk metal adıdır
-   Azuruit, malakit gibi bakır mineralleri ısıl işleme tabi tutularak bakır elde edilmiştir
-   Altından ser olduğu için alet yapımında kullanılmıştır
-   2.300.000 bloktan oluşan ilk Piramit bu çağda yapılmıştır
-   Kıbrıs bu dönemde önemli bir ada olarak yer almıştır

4. BRONZ ÇAĞI

-   İran civarında kullanılmaya başlanmıştır
-   Kalay minerali olan kasiderit bulunmuştur
-   Bakırla kalay alaşım haline getirilip daha sert bir metal elde edilmiştir.
-   Daha sağlam ve keskin aletler yapılmıştır
-   Bronz, dünya endüstrisi ve sanatının köşe taşı olmuştur

5. DEMİR ÇAĞI

Demir yerkabuğunda aluminyumdan sonra (%8 Al) ençok bulunan metaldir (%5). Bronzun yerini almıştır.
   - İlk önceleri boya ve süsleme maddesi olarak (yüz, göz boyası vb.) kullanılmıştır
- Hititler silah yapımında kullanmaya başlamışlardır
-   Bu dönemde; kalay, altın, gümüş, kurşun ve bazı başka mineraller de kullanılmıştır

6. KÖMÜR ÇAĞI

Kömüürün kullanımıyla ilgili ilk bilgiler Aristotle ve Theophrastus ‘un yazıtlarında da vardır. Daha sonraları Romanya’da, İngiltere’de ve Almanya Ruhr Havzası ile Belçika’da kömür üretimi yapılmıştır.

1550’de İngiltere’de 200.000 ton/yıl kömür üretimi yapılmıştır. Kömür ler bu dönemde çoğunlukla ısınma, cam yapımı, deniz suyundan tuz elde edilmesinde kullanılmıştır. Bu dönemde büyük ölçüde odun kömüründen yararlanılmıştır.

1700’lü yıllardan itibaren de kok kömürünün üretilmeye başlamasıyla demir-çelik sektörü hızlı bir gelişme göstermiş ve kömüre olan talep artmıştır.

1850 yılında Almanya’da Westfallien Yatakları üretime açılmıştır

7. PETROL ÇAĞI

19. yy’da hidrokarbon bileşikleri bulunmuş, petrol ve asfaltitlerden yakıt ve mineral yağları üretilmeye başlanmıştır. Petrolle birlikte doğal gaz üretimi de başlamıştır.

Bu dönemde kömür madenciliğinde de önemli gelişmeler sağlanmıştır. 1850’dw basınçlı hava ile çalışan delici ve kırıcılar madencilik alanında kullanım sahası bulmuştur. Amerika ve Rusya’da mekanizasyon çalışmaları başlamıştır. Açık işletmecilik gelişmiştir.

1913’de İngiltere’de mekanize üretimin payı %8 iken, 1921’de % 14’e ve 1930’da da %31’e ulaşmıştır. 1950’de ilk kesici-yükleyici uygulamaya konulmuştur. Almanlar da kömür sabanının bu dönemde geliştirmişlerdir. ABD’de de oda-topuk yönteminde hızlı gelişmeler sağlanmıştır.

Alüminyum kullanımı artmıştır (hafif metal sanayi ve uçak sanayinin gelişmesiyle).




8. URANYUM ÇAĞI

Uranyum 1898  Marie CURIE tarafından radyum, thoryum ve polonyum minerallerine ayrıştırılmıştır. Ancak, uranyum çağı II. Dünya Savaşı sırasında 1945 yılında Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombasının atılmasıyla başlamıştır. Bu bombanın yapımında kompleks uranyum mineralleri kullanılmıştır.

Bu süreçte 1950’li yılarda başlayan mekanize uzun ayak çalışmaları hız kazanmıştır. 1963’de İngiltere’de uzaktan kontrol edilebilen bir uzun ayak modeli geliştirilmiştir. ROLF (Remotely Operated Longwall Face).

Oda-topuk yönteminde de benzer gelişmeler sağlanmıştır. Geniş cepheli kazı makinaları (Continuous Miner) geliştirilmiştir.

Madencilik faaliyetleri tümüyle hızlanmıştır.
158  MadenTürk / Tanışalım Kaynaşalım / Ynt: Kim Nereden ?? : Haziran 15, 2012, 07:50:08 ÖS
hoşgeldiniz forumumuza..
Bölümünüzden ders notlarını bekliyoruz..
159  Maden Mühendisliği Eğitimi / Staj Tecrübeleri / Ynt: Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayii Staj Raporu : Haziran 05, 2012, 08:10:36 ÖS
Güzel yorumunuz için teşekkürler.
Belge faydalı olduysa ne mutlu.
Özge Mutlu ya iletmek istediğiniz bişey olursa yardımcı olurum.
160  Kütüphane / Jeolojik Harita Alma / Ynt: Jeolog Pusulası Yardımıyla Yatım Açısı,Eğim ve Eğim Yönü Belirlenmesi : Mayıs 31, 2012, 10:54:29 ÖÖ
600 tl civarı diye biliyorum marble fuarında öyle demişlerdi.
161  Kütüphane / Jeolojik Harita Alma / Ynt: Jeolog Pusulası Yardımıyla Yatım Açısı,Eğim ve Eğim Yönü Belirlenmesi : Mayıs 31, 2012, 12:03:04 ÖÖ
pusula mı istiyorsun ?
162  Maden Yatakları / Maden Yatakları / Evren ve Güneş Sisteminin oluşumu : Mayıs 30, 2012, 02:27:04 ÖS



Evren ve Güneş Sisteminin oluşumu

Evrenin oluşumu hakkında birçok teori vardır.
Bunlardan birinci teoriye göre evrendeki tüm maddeler önce dev bir atomun içinde konsantre olmuşlar, 10-15 milyar yıl önce bu dev atom patlamış, galaksiler ve dolayısı ile evren oluşmuştur. Bu teoriyi ilk ortaya atanlar (hemen hemen aynı tarihlerde-1927) Rus bilim adamı Alexander Friedman (big-bang’ın babası) ve Belçikalı bilim adamı-papaz Georges Le-Maitre olmuştur. Bilhassa Le-Maitre evrenin genişlediğine dair kanıtlar bulmuştur. Albert Einstein önceleri evrenin genişlediğine inanmamış bulunan kanıtlardan sonra O da bu durumu kabul etmiştir. Teori daha sonra Edwin Hubble (I. Dünya savaşından sonra Samanyolunun dışında da galaksilerin var olduğunu ve bunların birbirlerinden uzaklaştığını kanıtlamış), Penzias ve Wilson (1970’lerde uzayda big-bangdan kalma sabit radyasyonun varlığını ortaya koymuşlar ve 1978’de Nobel fizik ödülünü almışlardır) ve Stephen Hawking (Zamanın kısa tarihi-The brief history of time- adlı kitabında evrenin oluşumunu topladığı delillerle birlikte oldukça mantıklı bir şekilde açıklamış, Türkçeye de çevrilen kitabının İngilizce orijinali 1988’de basılmış, İngiltere’de 237 hafta üst üste en çok satan kitap olarak kalmış ve tüm
rekorları altüst ederek 2004 yılı itibariyle 8 milyon satmıştır) gibi bilim adamları tarafından geliştirilmiştir.
Gold, Bondi ve Hoyle gibi bilim adamları ise evrenin başlangıçtan beri var olduğunu ve hiçbir zaman genişlemediğini savunmuşlardır. Bu görüş genellikle ‘statik-durgun’ görüş olarak bilinir.

Güneş sistemi

Sistemin oluşumu ‘Güneş nebulası kuramı’ ile açıklanmaktadır. Bu kurama göre, Samanyolu galaksisinin sarmal bir kolunda gaz ve küçük tanelerden oluşan bulut saatin tersi yönünde dönen diskin içine çökerek yoğunlaşmış ve Güneşi oluşturmuştur. Çevrede kalan (bulutun içinde) malzemeler de çeşitli girdaplar içinde yoğunlaşarak gezegenleri oluşturmuşlardır. Birçok gezegende (ve bu arada Ay’da) gözlenen kraterimsi yapıların da bu yoğunlaşma esnasında buluttan gezegene gelen malzemelerin çarpmasıyla oluştuğu sanılmaktadır. Güneş sisteminin oluşumunu açıklayan bu kuram günümüzdeki en mantıklı kuram gibi görünmektedir.

Yer kürenin Güneş sisteminde oluşumu ve değişimi

Bugünkü bilgilerimize göre Yer ilk oluştuğunda nispeten soğuk ve bileşim olarak homojen bir gezegendi. Oluşumdan sonra, meteorit çarpmalarının, gravitenin ve radyoaktif reaksiyonlardan gelen ısı demir ve nikeli eritmeye yetecek kadar artmış ve bu elementler yoğunluklarının da etkisiyle Yer’in merkezine yerleşmiştir. Daha hafif olan silisyum ise silikatlı mineraller şeklinde yükselerek manto ve kabuğa yerleşmiştir. Böylece de Yer’in katmansı yapıları meydana gelmiştir.
163  Maden Yatakları / Maden Yatakları / Genel Jeoloji - Anabilim Dalları : Mayıs 30, 2012, 02:24:34 ÖS
Genel Jeoloji

Hareketli bir gezegen olarak yeryuvarının anlaşılması




-Tanım

Jeoloji, Yunanca ge=yer, logos=bilim, bilgi, araştırma anlamına gelen kelimelerin bileşiminden oluşmuş olup kısaca ‘yerbilimi-yerin incelenmesi’ anlamına gelir. İngilizcesi ‘geology’, Almancası ‘geologie’ dir. Türkçe’ye Fransızca (Géologie) okunuş şekli ‘jeoloji’ olarak girmiştir.
Geniş anlamda jeoloji tüm yeryuvarı ile ilgilenmekle birlikte jeolojinin asıl konusu yerkabuğunu incelemektir. Yine geniş anlamda jeoloji, fiziksel jeoloji ve tarihsel jeoloji olarak ikiye ayrılır.

Türkiye’de jeoloji 4 anabilim dalına ayrılmıştır. Bunlar:

1. Genel jeoloji (Stratigrafi, tarihsel jeoloji, tektonik=yapısal/strüktürel jeoloji, saha jeolojisi, paleontoloji=fosilbilim gibi bilim dallarını içine alır)

2. Uygulamalı jeoloji (Mühendislik jeolojisi –baraj, yol, köprü vs.-, hidrojeoloji, kaya-zemin mekaniğini içine alır)

3. Maden yatakları ve jeokimya

4. Mineraloji-petrografi
164  Cevher Hazırlama Ve Zenginleştirme / Cevher Zenginleştirme / Cevher Zenginleştirme Nedir ? : Mayıs 30, 2012, 02:16:36 ÖS
CEVHER ZENGİNLEŞTİRME NEDİR?



(Pof.Dr. Fikri KAHRAMAN)

• Bir cevherdeki çeşitli mineralleri, cevher hazırlama
işlemlerini uygulayarak, endüstrinin gereksinimine en
uygun hammadde haline getirmek ve ekonomik değer
taşıyanları, ekonomik değer taşımayanlardan ayırmak
için yapılan işlemlerin tümüne cevher zenginleştirme
denir.
• İngilizce karşılıkları: ore dressing, mineral processing,
cocentration, enrichment…vs.
• Yer bilimleri(jeoloji,maden yatakları,mineraloji ,
petrografi, ..vs), fizik, fiziko-kimya, kimya(metalurjik
kimya) ve prosesler tekniği, doğrudan dayandığı bilim
dallarıdır


CEVHER ZENGİNLEŞTİRMENİN TARİHİ
GELİŞİMİ

• İnsanlar tarafından ilk uygulanan cevher hazırlama
işlemi, elle ayıklama dır.
• Elle ayıklamadan sonra uygulanan diğer bir yöntem
yıkama dır.
• Daha sonra minerallerin ayrı ayrı elde edilmesi için,
cevherin boyutunun küçültülmesi ve minerallerin serbest
hale getirilmesi gerektiği anlaşıldı.
• Bu yargı, kırma adı verilen boyut küçültme işlemini
ortaya çıkardı. İlk kırma işlemleri balyoz ile
gerçekleştirildi. Çok büyük cevher parçaları ise önce
ısıtılıp sonra su dökülerek, ani soğuma sonucu ortaya
çıkan çatlama ve patlamalardan yararlanılarak kırılmıştır.
• Yıkama yönteminden sonraki adım ise özgül ağırlık
farkına göre ayırma yöntemi geliştirilmiştir.
• Kırma işlemleri için; insan, hayvan veya su gücü ile
çalıştırılan tokmaklı kırıcılar öğütme için de un
değirmenleri gibi çalışan ve biri sabit diğeri dönen iki taş
silindir arasında öğütme yapan değirmenler kullanılmıştır
• Yine bu dönemde, jig denilen zenginleştirme aygıtının
basit bir şekli ilk kez kullanılmıştır.
• En büyük gelişme 19.yy sonları ile 20.yy başlarında
ortaya çıkmıştır. Kırma işlemleri için konkasör adı verilen
mekanik kırıcılar, öğütme işlemleri için de aktarılan
ortamla çalışan değirmenler kullanılmaya başlanmıştır.
• Kırma ve öğütme tekniğindeki gelişmeler, kırılmış,
öğütülmüş cevherin boyuta göre sınıflandırılmasını
zorunlu kılmış ve hareketsiz eleklerden başlayarak
sarsıntılı, titreşimli elekler, küçük boyutlu malzeme içinde
klasifikatör adı verilen makineler geliştirilmiştir.• Bu arada wilfley tarafından geliştirilen sarsıntılı masa
kullanılmaya başlanmıştır.
• 20. yy başlarından itibaren mineralleri birbirinden
ayırmak için özgül ağırlık farkından başka özelliklerden
de yararlanılmaya başlanmış. Manyetik ayırma ve
elektro-statik ayırma yöntemleri geliştirilmiştir.
• 1890 lardan başlayarak kullanılan, altın ve gümüş
kazanmaya yönelik siyanürizasyon ve amalgamasyon,
kimyasal ayırma yöntemlerinin ilk uygulamasıdır.
• Cevher zenginleştirmenin en önemli yöntemlerinden olan
köpük flotasyonu 1910 lardan sonra geliştirilmiştir. Bu
yöntem sayesinde küçük boyutlu cevherlerden yüksek
tenör ve verimli konsantre üretimi gerçekleştirilmiştir.


CEVHER ZENGİNLEŞTİRMEYİ GEREKTİREN
NEDENLER

Teknolojik nedenler
• Hammaddeyi tüketim yerinin teknolojik gereğine uygun
hale getirmek ve kullanmayı mümkün kılmak.
• Örnek; Cam endüstrisinin ana maddesi olan kuvars
kumunun,tane büyüklüğü 0,1-0,5 mm ve Fe2O3 içeriği
%0,05 in altında olması, optik camda %0,02 Fe2O3 den
az olması teknolojisinin gereğidir.
Ekonomik nedenler
• Bu konu iki yönden ele alınır.
• Birincisi,cevher üretildiği şekliyle ekonomik değere
sahiptir. Cevher hazırlama ile o cevherin ekonomik
değeri arttırılır..
• Örn. yüksek küllü kömür, orta tenörlü demir veya krom.
• İkincisi, cevher üretildiği haliyle ekonomik değildir.
Cevher hazırlama ile ekonomik değer kazanır
• Örn. Cevher içerisinde gr/ton mertebesinde bulunan
altın ve gümüş metallerinin değer kazanabilmesi için
cevher hazırlama gerekmektedir.

CEVHER ZENGİNLEŞTİRMENİN ÇALIŞMA ALANI

• Cevher hazırlama tesisini besleyecek cevherin
sağlanması
• Cevherdeki değerli minerallerin boyut küçültme ile
serbest hale getirilmesi
• Boyut küçültme ile yeterli mineral serbestleşmesi
sağlanan cevherin zenginleştirilmesi
• Zenginleştirme sonunda elde edilen ürünler üzerindeki
işlemler

CEVHER HAZIRLAMADA YARARLANILAN MİNERAL ÖZELLİKLERİ
FİZİKSEL ÖZELLİKLER

• Sertlik
• Gevreklik
• Yapı ve kırılış şekli
• Renk ve parlaklık
• Özgül ağırlık
• Manyetik duyarlılık
• Elektrik iletkenliği
• Flouresans ve fosforesans
• Radroaktivite

FİZİKO-KİMYASAL ÖZELLİKLER

• Yüzey ve ara yüzey özellikleri

KİMYASAL ÖZELLİKLER

• Isıl özellikler
• Farklı çözünürlük

ZENGİNLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

• Boyut küçültme ve boyuta göre sınıflandırmayı izleyen
ve cevher içindeki değerli mineral veya mineral
gruplarını, değersizlerden ayırmayı amaçlayan,
işlemlerin tümüne zenginleştirme(konsantrasyon) adı
verilir.
• Bir cevheri oluşturan çeşitli minerallerin birbirinden
ayrılması, mineraller arasındaki fiziksel ve kimyasal
özellik farklarına dayanılarak geliştirilen zenginleştirme
yöntemleri ile mümkün olmaktadır.
• Başlıca zenginleştirme yöntemleri aşağıda verilmiştir.

ZENGİNLEŞTİRME YÖNTEMİNİN SEÇİMİ

Zenginleştirme yöntemini, cevherdeki değerli ve değersiz
tüm minerallerin cinsine, fiziksel, kimyasal, fizikokimyasal
özelliklerindeki farklılıklara ve boyut
dağılımlarına bağlı olarak seçilmektedir.
Temsili cevher nümunesi üzerinde, aşağıda belirtilen
incelemeler yapılmalıdır.

1) Cevherin İçerdiği Minerallerin tanımlanması: Optik
veya elektron mikroskobu, XRD, XRF, DTA ve
kimyasal analiz yöntemleri ile belirlenir.

2) Tanımlanan minerallerin özelliklerinin saptanması:

3) Zenginleştirmede yararlanılacak özellik farklılıklarının
belirlenmesi

4) Tane serbestleşme boyutunun saptanması

5) Uygun yöntem veya yöntemlerin belirlenmesi

TANE SERBESTLEŞMESİ

• Cevher hazırlamadaki boyut küçültme işlemlerinin
(kırma, öğütme) önemli nedenlerinden birisi TANE
SERBESTLEŞMESİNİN SAĞLANMASIDIR.
• Cevher hazırlama işlemleri “tane serbestleşmesi” ve
“ayırma” adımlarından oluşmaktadır.
• Değerli minerallerin değersizlerden veya değerli
minerallerin birinin diğerinden yüksek verim ve tenör ile
ayrılabilmesi için yeterli ölçüde tane serbestleşmenin
sağlanması gerekir.
• Kırılmış ve öğütülmüş cevher parçalarına tane adı
verilmekte olup, tek bir mineral içeren taneler serbest
tane, iki veya daha fazla mineral içeren tanelere ise
birleşik (bağlı) tane denilmektedir.
• Bir mineralin serbest kalma derecesi;
• Cevherin boyutunun küçültülmesi sonucunda elde
edilen belli bir minerale ait serbest tane miktarının, o
mineralin cevher içindeki toplam miktarına oranının %
olarak ifadesidir.
• Yani; SA=Serbest A min.mik. / Top.A min.mik.*100
Boyut Küçültme ile Tanelerin Serbestleşmesi
• Boyut küçültme ile cevher yapısına bağlı olarak, kısmen
mineral faz boyutu küçülmesi kısmen mineral faz
sınırlarından kopma nedeniyle serbestleşme
olmaktadır.
• Faz Boyutu Küçülmesi ile Serbestleşme
• İki mineralli bir cevher modelinde, minerallerin eşit veya
farklı miktarda bulunduğu durumları ayrı ayrı incelemek
gerekir.
• Minerallerin eşit miktarda bulunması halinde
• Küp şeklindeki cevher modeli, eşit kenarlı ve eşit sayıda
A ve B minerali küplerinden oluşmaktadır.
• İki mineralin eşit miktarda bulunduğu cevher modeli
• Boyut küçültme sonucu meydana gelen küpler birim
olarak alınırsa model cevher 256 sı A mineraline, 256
sı B mineraline ait olmak üzere 512 birim küpten oluşur.
• Şekildeki kırılış biçimine göre, her mineral küpünden 1
adet serbest küp meydana geldiğinden, A ve B
minerallerine ait 32 şer adet birim küp serbest olarak
elde edilmektedir. Buradan ;
• A mineralinin serbestleş. derecesi: 32/256*100=%12.5
• B “ “ “ : 32/256*100=%12,5
olarak bulunur.
• Eşit miktarda ve eşit faz boyutunda iki mineral içerdiği
düşünülen cevher modeli üzerinde yapılan bu
incelemede, yalnızca faz içi kırılmalar söz konucu
olduğunda, faz boyutunun yarısına kadar boyut
küçültme durumunda bile yeterli bir serbestleşme
sağlanamıyor.
 • Minerallerin farklı miktarda bulunması halinde
• B mineralinin az, A mineralinin fazla miktarda olduğu bir
modelde;
• Cevher modeli 8*8*8=512 birim küp’ ten oluşsun
B minerali 2*2*8=32 “ ise.
A “ 512-32=480 birim küptür.
8*8=64 birim küp A ve B minerallerini içermektedir.
Serbest A minerali küp sayısı: 512-64=448 dir.
• Buna göre, SA=448/480*100=%93.3 bulunur.
x: cevher içindeki mineral faz boyutu
y: boyut küçültme ile elde edilen tane boyutu alınırsa,
n=A/B (miktar olarak) ve k= x/y alındığında;
SB = [(k-1) / k]3 ve SA = (nk2-3k-2) / nk2 bulunur.

• Mineral Faz Sınırlarından Ayrılma ile Serbestleşme
• Boyut küçültme ile, mineral yapılarına bağlı olarak, faz
sınırlarından kopma halinde, tane serbestleşmesi artar.
• Buna neden olan yapısal özellikler şunlardır:
• Cevherin oluşumu ile ilgili özellikler;
-Mineral tanelerinin zayıf çimento mad. ile bağlanması,
kömür, fosfat,ve demir cevherlerinde bu durum vardır.
• Cevherin içerdiği minerallerin özellikleri;
-Minerallerin, farklı sertlik, gevreklik, dilinim gibi
özellikleri, ufalama sırasında birinin diğerine göre daha
fazla incelmesi sonucu daha fazla serbest kalması,piritkalkozin
ve galen-kuvarsın ayrılmalarında bu durum
vardır.
• O halde boyut küçültme sonucunda, hem faz
sınırlarından kopma hem faz boyutu küçülmesi ortak
etkisiyle serbestleşme gerçekleşmektedir.

SERBESTLEŞME BOYUTUNUN SAPTANMASI

• Tane serbestleşmesinin sağlanmasının zenginleştirme
işlemlerinin başarısı açısından son derece önemlidir.
• Zenginleştirme öncesinde serbestleşme boyutunun
saptanması verimli bir zenginleştirme yapılabilmesi ve
zenginleştirme yönteminin seçimine ışık tutması
bakımından zorunlu olmaktadır.
• Zenginleştirme yöntemi başlıca iki deneysel yöntemle
saptanmaktadır.
• 1. Zenginleştirme yöntemi (pratik yöntem)
• Zenginleştirilecek cevherden alınan temsili numuneler,
değişik boyutlara indirilerek,her numune ile
zenginleştirme deneyleri yapılır, sonuçlar değerlendirilir
ve en iyi sonucu veren deneydeki cevher boyutu
serbestleşme boyutu olarak kabul edilir.
• 2. Tane sayımı yöntemi (teorik yöntem)
• Farklı boyuttaki cevher numunelerinin tane sayımı ile
serbestleşme dereceleri bulunur ve en uygun
serbestleşme derecesini veren boyut saptanır.
• Tane sayım yöntemi, istatistik temele dayanır, doğru
sonuç için, ISO standartlarına göre, her gurupta en az
625 tanenin sayılması gerekir.
• Sayım işlemi, çıplak gözle, optik mikroskop, X ışınları
mikro analiz yöntemi gibi yöntemlerle yapılabilmektedir.
• Serbest ve bağlı taneler sayılır.
• Bağlı taneler 20’de oran olarak tahmin edilir.
• Mikroskopla yapılan sayımda,iz düşüm nedeniyle bağlı
tanelerin sayısı %40 az görülebilir.Onun için bulunan
sonuç bağlılık faktörü (1.4) ile çarpılır.
SG = Serbest G tane sayısı / Toplam G tane sayısı*100
• Sayım sonuçlarından yaralanarak,cevher mineral ve
buna bağlı olarak element tenörleri de kabaca
hesaplanabilir. Örnek; Galen: G için miktar hesabı;
• Toplam G miktarı=Toplam G tane sayısı*G’nin özg.ağ.
(bağlı tane sayıları hesabında bağlı. faktörü kullanılmaz)
Her mineral için aynı şekilde miktar hesabı yapılır.
• Mineral Tenörü:
%G = Toplam G miktarı / Cev.içindeki büt.min.top.mik.*100
• Element Tenörü:
% Pb=Galen Tenörü*Galen içindeki Pb % oranı*100

CEVHER ZENGİNLEŞTİRME
YÖNTEMLERİ

• Cevher zenginleştirmede, Fiziksel özellik
farklılıklarına dayalı dört temel zenginleştirme
yöntemi yöntem vardır. Bunlar;
1. Boyuta göre sınıflandırma ve ayıklama (triyaj) ile
zenginleştirme
2. Özgül ağırlık farkı (gravite) ile zenginleştirme
3. Manyetik ayırma ile zenginleştirme
4. Elektrostatik ayırma ile zenginleştirme


(Pof.Dr. Fikri KAHRAMAN


Kaynak : http://madenmuhendis.blogspot.com/
165  Maden İşletme / Yeraltı Üretim Yöntemleri / Madenlerde Hazırlık ve Kazı İşleri : Mayıs 30, 2012, 02:14:24 ÖS
Madenlerde Hazırlık ve Kazı işleri



KAZI İŞLERİ

Elle Yapılan Kazı İşleri:

- Son yıllarda oldukça azalmıştır.
- Bazı küçük işlerde ve mekanizasyonun uygulanamadığı küçük çaplı madencilikte halen kullanılmaktadır.
- Enerjinin ulaşamadığı yerlerde yapılacak kazı işlerinde kullanılmaktadır.
- Elle kazıyı, kayacın mukavemetine göre
* kürekle
* kazmayla
* keski ve tokmakla
yapmak mümkündür.

Kürekleme:

- Yığın halindeki veya parçalanmış kayaçlar kürekle yüklenir.
- En fazla randıman için kürek ve içindeki malzeme 10kg olmalıdır.
- Kürek tipleri;
* Normal : Sapı ile 135 derece açı yapar
* Bel : Sapı ile aynı yönde toprak kazısı
* Gelberi ve faraş : Sapı ile 90 derece açı yapar. Dar yerlerde rahat kullanılır.
- Yığın altına 5-10mm kalınlık saç levha yerleştirilir.
- Tırpan, parça halinde cevher yüklemeyi kolaylaştırır.
- Bir işçi 7,5 saatlik bir vardiyada,
* Küçük bir yığından vagon itmeden 12-15 ton malzeme yükleyebilir.
* Büyük vagonda randıman %10-20 azalır
* Vagon 50-100m itilecekse 8-10 ton’a düşer
* Kuyu açmada 7,5-9 ton olur
* Yerüstünde 1,5m3/h randıman olur
* Ayak içinde randıman, damarın kalınlığına bağlıdır.

Kazmalama:

- Yumuşak ve gevşek kayaçların kazısında
- Yardımcı iş olarak;
* Potkapaç çekmede
* Ateşleme sonrası boyut küçültmede uygulanır.
- İşçi, aletin ucunu kayacın içine veya çatlağına sokarak bundan parça koparır.
- Kazmalama işini kolaylaştırmak için 0,5-0,75m derinliğinde potkapaç çukuru açılır.
- Tek ve çift uçlu kazmalar vardır.
* Tek uçlular yeraltında
* Çift uçlular yerüstünde (biri sivri diğeri yassı uç) kullanılır.
- Kazma ağırlıkları;
* Kömür için 1-2kg
* Taş için 2-3kg

Keski ve Tokmak:

- Daha mukavemetli kayaçların kazı ve parçalanmasında kullanılır.
- Koparılacak kısmın üzerinde devamlı tutulduğundan, kazmaya göre daha az enerjiye gerek gösterir.
- Keski, sivri veya yassı uçlu olabilir.
- Tokmak ağırlığı, için gereğine göre 1-5kg arasında olabilir.
- İki işçiyle çalışılması gerekir. Bu sakıncası vardır.

Makine İle Kazı:

- Yüksek randıman ve ucuz olmasından dolayı elle yapılan kazının yerini almıştır.
- Kömür ocaklarında geniş uygulama alanı bulmuştur. Metalik cevher yataklarında ve kaya tuzu ocaklarında uygulanamamaktadır.
- Makine ile kazı sayesinde,
* Patlayıcı madde kullanımı azalmıştır.
* Kömür tozu ve grizuya karşı emniyetli çalışma ortamı sağlanmıştır.
* Tahkimat korunmuştur.
* Göçükler azalmıştır.

- Kazı makineleri;

* Martopikör (mekanik kazma)
* Potkapaç makinesi (yardımcı kazı)
* Kömür sabanı (tam mekanik)
* Kesici-yükleyici (tam mekanik)
* Galeri açma makineleri
- Yatay bir kömür damarı ayağında toplam zamanın;
* %35’ini martopikörle kazı
* %45’ini kürekleme
* %20’sini tahkimat
almaktadır. Dolayısıyla kazı-yükleme makineleri zamanın
%80’ini üzerine almaktadır.


Martopikör :

- Kömür kazısında martopikör ucu, kömür içerisine sokulur ve alet serbest tarafa doğru çekilir. Bu suretle kömür arınında belirli bir parça koparılmış olur.
- Martopikör ayrıca,
* Koparılmış blokların parçalanmasına,
* Yan taşların koparılmasında
* Tahkimat direği yuvalarının açılmasında
* Yardımcı işlerde
* Patlayıcı madde kullanımı yasak olan yerlerde
* Kuyu açma işlerinde (ağır tipler)
kullanılır

Martopikörün Yapısı:

- Martopikör, keski ve tokmağın, basınçlı hava ile hareketinin birlikte sağlandığı, makineleşmiş bir şekildir.
- Tokmak görevini gören piston, bir silindir içinde hareket eder.
- Martopikörü tutmak üzere sap ve basınçlı hava vanası vardır.
- Pistonun ileri geri hareketini sağlamak için basınçlı havanın yönünü değiştiren bir tertibat bulunur.
- Martopikörün kazıcı ucu keski görevini görür ve sağlam çelikten yapılmıştır. Bunun uç kısmı sivri veya yassı olabilir. Yassı olanlar yumuşak kayaçlarda kullanılır.
- Piston, silindir içinde serbestçe hareket eder. Martopikörlerde piston vuruş sayısı;

Ağırlık (kg) Piston Vuruş (dakika) İş (kgm)
* Hafif tipler 0,8-1,0 6-8 1200-1500 * Orta Tipler 1,7-1,8 8-10 700-1000
* Ağır Tipler 2,2-3,0 10-12 500-600

- Pistonun her vuruşunda meydana gelen enerji uca iletilmekte ve kazı işi sağlanmaktadır.
- Basınçlı hava şebekesinden alınan 4-6kg/cm2’lik hava basıncı, pistona gelinceye kadar değerinin yarısını kaybeder. Bu nedenle, her vuruştaki kinetik enerji arttırılamaz. Buna karşılık vuruş sayısı arttırılabilir.
- Sap, aleti tutmaya, aletin ileri itilmesine ve geri darbelerin işçiye iletilmesine yarar.
- İşçi martopiköre basınç yapmadığı zaman kazıcı uç, kazılan kısımdan hemen kurtulur.
- Tozla savaş için, su püskürtmek martopikörlerde imal edilmiştir.
- Pistonun her vuruşunda meydana gelen enerji uca iletilmekte ve kazı işi sağlanmaktadır.
- Basınçlı hava şebekesinden alınan 4-6kg/cm2’lik hava, pistona gelinceye kadar değerinin yarısını kaybeder. Bu nedenle, her vuruştaki kinetik enerji arttırılamaz. Buna karşılık vuruş sayısı arttırılabilir.
- Sap, aleti tutmaya, aletin ileri itilmesine ve geri darbelerin işçiye iletilmesine yarar.
- İşçi martopiköre basınç yapmadığı zaman kazıcı uç, kazılan kısımdan hemen kurtulur.
- Tozla savaş için, su püskürtmek martopikörlerde imal edilmiştir.

Martopikör Bakımı:

- Martopikörün iyi hizmet görebilmesi için, devamlı bakıma ihtiyaç vardır.
- Yağlama ihmal edilmemelidir.
- Toz ve sertleşmiş yağ artıklarının yön değiştirme tertibatından uzaklaştırılması gerekmektedir.
- Kesici ucun, hava kaçırmayacak şekilde takılması gerekir.
- Basınçlı hava hortumu hava kaçırmamalı ve tozdan temizlenmelidir.
- Martopikör kontrolü: Kesici ucun takıldığı kısmın aşınması kontrol edilmeli ve zamanında tedbir alınmalıdır.
Geri Darbe Üç Nedenle Meydana Gelir;
1- Basınçlı Hava Etkisi: Basınçlı hava pistonu ileri iterken martopikörüde geri iter.
2- Geri Basınç Etkisi: Kazıcı ucun taşa tam saplanmaması sırasında, kullanılmayan enerji martopikörü geri iter.
3- Pistonun Geri Hareketi: Pistonun geri hareketi sırasında oluşan kinetik enerjide martopikörü geri iter.

DAMAR İÇİ HAZIRLIKLAR

Damar içinde ileriye (ilerletimli ayak) veya
geriye (dönümlü ayak) doğru hazırlık galerileri
sürülür.
İlerletimli Ayakların Üstünlükleri:
- Üretime hemen başlanır
- Galerilerin ömrü daha kısadır
- Galerilerin sürülmesinden elde edilecek taşlar dolgu olarak kullanılabilmekte. Bunların nakliyesinden kurtulunmakta.

İlerletimli Ayakların Sakıncaları:

-Ayağın bir tarafı göçük yanında bulunduğundan,
damarın tavanını tutmak güçleşir ve sağlam
tahkimat gerekir.
-Damar hakkında önceden bilgi alınamaz
-Havanın bir kısmı göçük veya ramble içerisinden
kısa devre yaparak kaçar.
-Metan yönünden (galeriler önceden açılmadığı
için) rahatlama sağlamaz.

Dönümlü Ayakların Üstünlükleri:

-Sürülen galerilerin bir tarafı kazı sonuna kadar sağlam cevher içinde kalır.
- Damar hakkında bilgi edinilir.
-Ayağa gelen hava kısa devre yapmaz.
-Panodaki metanın bir kısmı galerilerin açılması sırasında boşaltılmış olur.

Dönümlü Ayakların Sakıncaları:

- Üretime başlayabilmek için tüm galerilerin sürülmesinin bitmesini beklemek.
- Açılan galerilerin ömrü uzun olduğundan tamir-bakım masrafları fazlalaşır.
- Galerilerin sürülmesi sırasında çıkan taşların dışarıya taşınması sorun olur.

Hazırlıkların Eski İmalat İle İlişkisi:

- Eski panoların iki tehlikesi vardır:
1) Eski panoda birikmiş olan su yeni panoyu aniden basabilir. Deliklerle boşaltılmalıdır.
2) Yangın tehlikesi olduğundan eski pano ile ilişki hemen kesilmelidir.
- Topuk, ezilmeyecek sağlamlıkta olmalıdır.
1) 10 m'lik topuk yeterlidir.
2) Damar kalınlığının 4-5 katı olmalıdır.

Madenlerde Yeraltı-Kat Hazırlıkları ile ilgili kısa notlar

KatHazırlıkları

*Kuyudan itibaren cevhere varmak için sürülecek galerilerinin tümünü kapsar.
*Maden yatağı, üst üste birbirine paralel dilimlere (katlara) ayrılır.
*Katlarda üretim alttan üste yapılır.
*Yatak yatay ve tekse, kat sayısı tektir.
*Yatak birkaç yatay damardan oluşuyorsa, damar sayısı kadar kat oluşur.
*Damar meyilli ise kat sayısı 3’tür.
Üst Kat : Hava dönüşü, işçi-malzeme-ramble
Orta Kat: Ana nakliyat, üretim katı ve hava girişi
Alt Kat : Hazırlık katı
*Katlar yukarıdan aşağı hazırlanır. Kuyu en derin noktaya açılır ve katlar oluşturulur.
* Faydası : Kuyu derinleştirmeye gerek kalmaz.
* Sakıncaları; 1) Kuyunun açılmasını beklemek,2) Kuyu bitinceye kadar yatırım yapmak, kazanç sağlayamamak.

- Bir katta hazırlık sırasında kuyu derinleştirmek
* Faydası: Hemen kazanç sağlar
* Sakıncaları: 1) Derinleştirme zordur 2) Pahalıdır

Kat Aralıklarının Saptanması

*Kat aralıkları, üretilecek birim cevher tonağı başına düşen masrafların en düşük olacağı bir mesafe olmalıdır.

Kat aralıklarının saptanmasında etkili olan faktörler :

1) Kat Arasındaki Rezerv Miktarı Etkisi:

- Kat arası rezerv miktarı ne kadar fazla olursa birim cevhere düşecek yatırım masrafları o kadar az olur.
- Masrafların az olması için kuyu maden yatağına yakın yerde açılmalıdır.
- Damar kalınlıkları ve damarların yoğunluklar ile orantılı kat aralığı olmamalıdır.

2) Kat Arasında Yapılan Masrafların Etkisi:

- Katlarda, kuyu dibi galerileri, ana nakliyat yolları,
garaj, su havuzları, yardımcı kuyular yapılır.
- Kat arası mesafe ne kadar fazla olursa, maden yatağı ne kadar az katla işletilirse katlardan üretilecek birim cevher maliyeti de o kadar düşük olur.

3) Damarların Eğiminin Etkisi:

- Damarların eğimi ne kadar fazla ise katlar arasındaki
uzunluklarda o kadar kısa olur. Dolayısıyla eğim arttıkça
kat aralıkları arttırılabilir.
- Ara kat yapımından kaçınılmalıdır.

4) Kuyu Nakliye Masraflarının Etkisi :

-Damarda kazılan cevher önce nakliye katına indirilir.
-İndirilme yüksekliği kadar bir kısım tekrar yukarıya çıkarılır.
-Kat arası artacak olursa, cevherin gereksiz olarak alt kata indirme ve çıkarılması sözkonusu olur. Ek masraf (oluk veya bür masrafları) ve zaman kaybı.

5) Kayaç Yapısının Etkisi:

- Kat düzeyinde geniş kesitli galeriler
sürüleceğinden bunların sağlam bir kayaç içersinde açılması istenir.
- Hesaplanmış derinlik çürük tabakalara rastlamışsa, kat aralıkları biraz daha değişik alınabilir.
- Sağlam kayaç içinde galeri sürme masraflı olur, fakat bakım ve emniyet yönünden faydalıdır.

6) Su Atım Masraflarının Etkisi:

- Kat arası arttıkça masraflar artar
- Gereksiz yere inilir-çıkılır.

7) Havanın Isınmasının Etkisi:

- Kat aralıkları arttıkça direnç ve dolayısıyla havalandırma masrafları da artar.
- Ayrıca hava sıcaklığı da artar. Beher 10 m için sıcaklık 1 derece artar.


kaynak : http://madenmuhendis.blogspot.com/
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [11] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 ... 80